Muzik’le Yasam ve Chorus Of War

Her insanın hayatında kaçınılmaz bir yere sahip olmasına rağmen müzik, bazı insanların yaşam şeklidir. Herkes müzik dinler. Bazıları farkında bile olmaz bunun ama; hayatımızdaki herşeyin bir düzene, bir ritme uyduğunu bilir. Evet, yaşadığımız, gördüğümüz, hissettiğimiz, duyduğumuz herşeyin bir ritmi vardır bence. Yaşam şekli müzik olanların belirgin olarak gördükleri şey de budur. Müziğe daha da çok bağlayan şey..
Söylemek istediğim beni üzen bir kaç şey var aslında. Bunlardan en önemlisi, müziğin bir amaç değil de araç olarak kullanılması. Yani kısacası, eline her gitar alanın gitaristim demesi ve bunu kullanarak çevre edinmeye çalışması. Bu çevrenin içeriğini de tahmin edebilyorsunuzdur. Aslında böyle insanlar da lazım bize. Çünkü bu işi gerçekten seven bir insanı anlayabilmek için, tam tersi olan insanları da görmek lazım. Ama bir yandan da çok üzücü bir durum çünkü; bir ortama girdiğinizde, konusu açıldığında ben müzikle uğraşıyorum dediğinizde, karşınızdaki sizi ilk olarak bu gruba dahil ediyor. Bana çocuksu gelen bazı tavırlar sergileniyor falan. Bir kaç kere yaşadım bunu ki yaşayan bir sürü de arkadaşım var.
İlkokulda gitar çalmaya başladım ve arkadaşlarım ” çok havalı lan, versene gitarı takiym sırtıma geziym bir iki gün ” demeye başlamıştı. Yani demem o ki, Türkiyede müzik, bir amaç değil, bir araç olarak kullanılmaya alışılmış. İster ciddi bir şekilde bu işe sarılın, isterseniz de bu bahsettiğim ergen gitaristlerden biri olun, size ilk vurulan damga budur.
Bir diğer canımı sıkan durumdan da bahsedeyim. Zevkler ve renkler.. Benim için her tür müzik, müziktir. Zamanında Rap müzik bile dinlerdim. Ama yine bir ön yargı söz konusu. Mesela gitar çalmaya başlayan birisinin birden müzik zevki değişmez. Dinlediği şeyler değişir illaki. Ama o kişi aradığını bulmuşsa, konu orada kapanmıştır. ” Ben gitar çalıyorum, öyleyse gitarlı müzikler benim tarzım. ” diye birşey yoktur. Bu hep böyle algılanmış ne yazık ki. Gitar çalmaya başlandığında yeni dinlenmeye başlanan müziklerin sadece gitarla çalınabildiği için dinlendiğini düşünmek yerine, gitarla çalınabilen on binlerce şarkıdan neden bazılarının dinlenildiğini düşünmek lazım. Çünkü çok geniş bir yelpaze ve çok farklı tarzlar var inanın. Bir metal müzik denildiğinde tek bir tarz olarak bakamazsınız. Metal müzik içerisinde onlarca tarzı barındırır. Glam Metal, Trash Metal, Industrial Metal, Heavy Metal, Death Metal, Metalcore ve daha niceleri vardır. Hep gitar üzerinden gidiyoruz, gitar çalmam yüzünden galiba ama, gitar çalan bir insan eğer metal müzik seviyorsa hangi tarzını seçtiği önemlidir. İşte anlatmak istediğim şey de şu; sadece bir enstrumana başlandı diye o enstrumanın yoğun olduğu tarzı dinlemek abes bişey değil, zorunlu birşey de değil. Ki zaten, o müzik senin içinde yoksa, gitara falan başlamassın da.
Bana göre insanın doğuştan gelen bir müzik tarzı vardır. Zaman geçtikçe, bu tarza daha çok yaklaşır ve eğer çok şanslıysa ve gerçekten müziği yaşamak istiyorsa, kendi tarzını er ya da geç bulur. Doğuştan gelir bence çünkü, birisi eğer 20 yaşında jazz müzik dinlemeye başlıyorsa, o an dinleyip hoşuna gittiğinden değildir. Eğer içinizdeki bir duyguyu dinlediğiniz şey ortaya çıkarıp size haz vermesini sağlamazsa, o müziği dinlemessiniz. Ha dinlersiniz, ama o zevkle dinlemessiniz. Sıkıcı bir yanı illaki vardır ve sizin tarzınız değildir aslında o.
Uzun zamandır çok yakın arkadaşım olan, birlikte çok kez sahne aldığım bir arkadaşımın grubunu tanıtmak istiyorum. Aslında yukarıda bahsettiğim bazı şeylere en iyi örnek budur diye düşündüğüm için ekliyim dedim yazıma. Öyle ki, müziği gerçekten hem yaşam tarzı hem de ciddi bir iş olarak gören nadir insanlardan biridir bu bahsettiğim arkadaş. Bilen bilir, müzisyenim diye geçinenlerin çoğunlukla bulunduğu bir internet sitesi var; Garaj. Biz de Doğuhan’la garajdan tanıştık zamanında. Garajda bulabileceğiniz nadir insanlardandır yani. Üç sene falan oldu sanırım tanışalı. O bir Pentagram aşığı, ben bir Pentagram aşığı, okadar iyi anlaştık ki, şuan en yakın dostlarımdan biridir. Gerek müzik olsun gerek diğer konularda olsun, bir çok şeyimizi paylaşmışızdır. Şimdi anılarımıza girersek işin içinden çıkamayız, en iyisi konuya döneyim.
En başından beri benim Doğuhan’a olan hayranlığımın sebebi, onun bu müzik aşkıdır. Elindeki imkanlar oldukça kısıtlı olmasına rağmen, gerektiğinde yemek yemeyip müziğini yapmıştır. Bir çok kez grup kurma çabasına girdik birlikte ama, bizim kafalarımızın uyuştuğu kadar kimseyle iyi anlaşamadık. İstediğimiz tarz aslında okadar da uç bişey değildi fakat, istediğimiz gibi elemanları toparlamanın en azından şu zamanlarda çok zor olduğu bir tarzdı. Herneyse, sonunda çok sevindiğim birşey oldu ve kendi grubunu oturttu. Buna gerçekten sevindim çünkü okadar çabalamaların sonucunu yavaş yavaş alacak artık. İki tane demo kayıtları var. Dinlediğimde, tamamdır bu iş, ben bu grubu dinlerim dedim.
Facebook gruplarında ne demişler hemen bakalım;
” Daha önce farklı kişilerle yakın türler yapan grup üyelerinin melodic death metal konusunda hemfikir olmaları süpriz olmadı. Sanatsallık ve öncelikle müziğe önem veren Chorus Of War , Bbestelere önem veriyor bunun yanında sevdikleri sarkılarıda cover’layarak karsınızda olacaklar.takipte kalın! ”
Konuyu toparlayacak olursak, müziği başka şeylere ulaşmak için araç olarak kullanmak yerine, ” müzik ruhun gıdasıdır ” formülüne uygun yaşamak lazım. Aklıma gelmişken bir şeye daha değineyim. Kramp grubunu bilirsiniz. Solo gitaristlerinin oğlu benim arkadaşım. Bu yüzden grup hakkında bir çok şey biliyorum öyle herkesin bilmediği. Demem o ki, bu adamlar Türkiye’nin ilk Hard Rock grubu olmalarına rağmen, şuan bile çok sevilmelerine rağmen, müziği yaşamalarına rağmen, çektikleri sıkıntılar, maddi manevi, her insanın yaşadığı şeyler. Bir süre sonra müzik sizin mesleğiniz olmuş olsa da, sırf meslek olsun diye değil, müzik yapmak için yaptığınızda, ne yazık ki Türkiye’de aç kalmamak çok zor. Tüm bu bahsettiğim şeylerin asıl sebebi de bu sanırım. Müzikle kalın. Görüşmek üzere.
Yorum Yap
Yildizli alanlar zorunludur.



3 Yorum
23 Ocak 12 at 1:45pm
1
bu yazıyı yazdığın için ve bizim hakkımızda yazdıkların,düşündüklerin için çok teşekkür ederiz:) gerçekten çok iyi olmuş:) bu ilgin çok sağol kardeşim:)
23 Ocak 12 at 3:06pm
2
Ne demek kardeşim, hep destek tam destek. Daha projelerimiz var biliyosun. ;)
23 Ocak 12 at 4:11pm
3
bilmemmi:D